Sure 3 Âl-i İmrân (Al-i İmran), ayet 120
-
إِنْ تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْ وَإِنْ تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا بِهَا ۖ وَإِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْئًا ۗ إِنَّ اللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ
Söz çevirisi
- إِن
- eğer
- تَمْسَسْكُمْ
- size dokunsa
- حَسَنَةٌ
- bir iyilik
- تَسُؤْهُمْ
- onları tasalandırır
- وَإِن
- ve eğer
- تُصِبْكُمْ
- size dokunsa
- سَيِّئَةٌ
- bir kötülük
- يَفْرَحُوا۟
- sevinirler
- بِهَا
- ona
- وَإِن
- eğer
- تَصْبِرُوا۟
- sabreder
- وَتَتَّقُوا۟
- ve korunursanız
- لَا يَضُرُّكُمْ
- size zarar vermez
- كَيْدُهُمْ
- onların tuzağı
- شَيْـًٔا
- hiçbir şekilde
- إِنَّ
- şüphesiz
- ٱللَّهَ
- Allah
- بِمَا
- şeyleri
- يَعْمَلُونَ
- onların yaptıkları
- مُحِيطٌ
- kuşatmıştır
Sizlere bir iyilik dokunursa; bu onları, üzer. Ama başınıza bir felaket gelirse; buna sevinirler. Sabreder ve sakınırsanız, onların hilesi size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz ki, Allah, onların yaptıklarını kuşatmıştır.
3:120
Meal: İbn Kesir Tefsiri