Sure 41 Fussilat, ayet 40

  1. إِنَّ الَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِي آيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَا ۗ أَفَمَنْ يُلْقَىٰ فِي النَّارِ خَيْرٌ أَمْ مَنْ يَأْتِي آمِنًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۚ اعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ ۖ إِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    Söz çevirisi

    إِنَّ
    şüphesiz
    ٱلَّذِينَ يُلْحِدُونَ
    doğruluktan sapanlar
    فِىٓ
    hususunda
    ءَايَٰتِنَا
    ayetlerimiz
    لَا يَخْفَوْنَ
    gizli kalmazlar
    عَلَيْنَآ
    bize
    أَفَمَن
    kimse mi?
    يُلْقَىٰ
    atılan
    فِى
    içine
    ٱلنَّارِ
    ateşin
    خَيْرٌ
    daha iyidir
    أَم
    yoksa
    مَّن
    kimse (mi?)
    يَأْتِىٓ
    gelen
    ءَامِنًا
    güvenle
    يَوْمَ
    günü
    ٱلْقِيَٰمَةِ
    kıyamet
    ٱعْمَلُوا۟
    yapın
    مَا
    ne
    شِئْتُمْ
    diliyorsanız
    إِنَّهُۥ
    elbette O
    بِمَا
    şeyleri
    تَعْمَلُونَ
    yaptıklarınızı
    بَصِيرٌ
    görmektedir

    Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar, bize gizli değillerdir. Ateşe atılan mı, yoksa kıyamet günü güven içinde olan mı daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Doğrusu O; yaptıklarınızı görendir.

    41:40

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 41 Fussilat