Sure 4 An-Nisâ (Nisa), ayet 17

  1. إِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللَّهِ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ السُّوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِنْ قَرِيبٍ فَأُولَٰئِكَ يَتُوبُ اللَّهُ عَلَيْهِمْ ۗ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

    Söz çevirisi

    إِنَّمَا
    şüphesiz
    ٱلتَّوْبَةُ
    tevbesi makbuldür
    عَلَى
    göre
    ٱللَّهِ
    Allah'a
    لِلَّذِينَ
    şu kimselerin
    يَعْمَلُونَ
    yaparlar
    ٱلسُّوٓءَ
    bir kötülük
    بِجَهَٰلَةٍ
    cahillikle
    ثُمَّ
    sonra
    يَتُوبُونَ
    dönerler (tevbe ederler)
    مِن قَرِيبٍ
    hemen ardından
    فَأُو۟لَٰٓئِكَ
    işte
    يَتُوبُ
    tevbesini kabul eder
    ٱللَّهُ
    Allah
    عَلَيْهِمْ
    onların
    وَكَانَ ٱللَّهُ
    Allah
    عَلِيمًا
    bilendir
    حَكِيمًا
    hüküm ve hikmet sahibidir

    Allah için tevbe ancak, bilmeyerek kötülük yapıp da hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah, onların tevbesini kabul eder. Ve Alim, Hakim olandır.

    4:17

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 4 An-Nisâ (Nisa)