Sure 9 Et-Tevbe (Tevbe), ayet 8
-
كَيْفَ وَإِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا فِيكُمْ إِلًّا وَلَا ذِمَّةً ۚ يُرْضُونَكُمْ بِأَفْوَاهِهِمْ وَتَأْبَىٰ قُلُوبُهُمْ وَأَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَ
Söz çevirisi
- كَيْفَ
- nasıl?
- وَإِن
- eğer
- يَظْهَرُوا۟
- onlar galib gelselerdi
- عَلَيْكُمْ
- size
- لَا
- ne
- يَرْقُبُوا۟
- gözetirlerdi
- فِيكُمْ
- sizin hakkınızda
- إِلًّا
- bir yakınlık
- وَلَا
- ne de
- ذِمَّةً
- bir andlaşma
- يُرْضُونَكُم
- sizi razı ederler
- بِأَفْوَٰهِهِمْ
- ağızlarıyla
- وَتَأْبَىٰ
- fakat (sizi) istemez
- قُلُوبُهُمْ
- kalbleri
- وَأَكْثَرُهُمْ
- ve çokları da
- فَٰسِقُونَ
- yoldan çıkmışlardır
Nasıl olabilir ki, şayet size üstün gelselerdi; hakkınızda ne yemin, ne de bir vecibe gözetirlerdi. Sizi ağızlarıyla hoşnud etmeye çalışırlar, ama kalbleri dayatır. Ve onların çoğu fasıklardır.
9:8
Meal: İbn Kesir Tefsiri