Sure 12 Yûsuf (Yusuf), ayet 24
-
وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهِ ۖ وَهَمَّ بِهَا لَوْلَا أَنْ رَأَىٰ بُرْهَانَ رَبِّهِ ۚ كَذَٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّوءَ وَالْفَحْشَاءَ ۚ إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَصِينَ
Söz çevirisi
- وَلَقَدْ
- andolsun
- هَمَّتْ
- kadın arzu etmişti
- بِهِۦ
- onu
- وَهَمَّ
- o da arzu etmişti
- بِهَا
- onu
- لَوْلَآ
- eğer
- أَن رَّءَا
- görmeseydi
- بُرْهَٰنَ
- doğruyu gösteren delilini
- رَبِّهِۦ
- Rabbinin
- كَذَٰلِكَ
- böylece
- لِنَصْرِفَ
- çevirmek istedik
- عَنْهُ
- ondan
- ٱلسُّوٓءَ
- kötülüğü
- وَٱلْفَحْشَآءَ
- ve fuhşu
- إِنَّهُۥ
- çünkü o
- مِنْ عِبَادِنَا
- kullarımızdandır
- ٱلْمُخْلَصِينَ
- ihlasa erdirilmiş
Andolsun ki o, istekli idi. Eğer Rabbının burhanını görmemiş olsaydı; o da onu arzu etmiş gitmişti. İşte Biz, böylece ondan fenalığı ve fuhşu bertaraf ettik. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.
12:24
Meal: İbn Kesir Tefsiri