Sure 16 An-Nahl (Nahl), ayet 61

  1. وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللَّهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِمْ مَا تَرَكَ عَلَيْهَا مِنْ دَابَّةٍ وَلَٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰ أَجَلٍ مُسَمًّى ۖ فَإِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً ۖ وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

    Söz çevirisi

    وَلَوْ
    ve eğer
    يُؤَاخِذُ
    cezalandırsaydı
    ٱللَّهُ
    Allah
    ٱلنَّاسَ
    insanları
    بِظُلْمِهِم
    yaptıkları (her) haksızlıkla
    مَّا تَرَكَ
    bırakmazdı
    عَلَيْهَا
    üzerinde (yeryüzünde)
    مِن
    hiçbir
    دَآبَّةٍ
    canlı
    وَلَٰكِن
    fakat
    يُؤَخِّرُهُمْ
    onları erteler
    إِلَىٰٓ أَجَلٍ
    bir süreye kadar
    مُّسَمًّى
    takdir edilen
    فَإِذَا
    zaman
    جَآءَ
    geldiği
    أَجَلُهُمْ
    süreleri
    لَا
    asla
    يَسْتَـْٔخِرُونَ
    geri kalmazlar
    سَاعَةً
    bir sa'at (dahi)
    وَلَا
    ne de
    يَسْتَقْدِمُونَ
    ileri geçerler

    Şayet Allah, zulümlerinden dolayı insanları yakalayacak olsaydı; yeryüzünde bir tek canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir müddete kadar tehir eder. Müddetleri dolunca onu ne bir an geciktirebilirler, ne de bir an öne alabilirler.

    16:61

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 16 An-Nahl (Nahl)