Sure 26 Eş-Şuara (Şuara)

  1. وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ

    Ve sıcak bir dostumuz da yoktur.

    26:101
  2. فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

    Keşki bizim için geri dönüş olsa da, mü´minlerden olsak.

    26:102
  3. إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ

    Muhakkak ki bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü´minler olmadı.

    26:103
  4. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

    Muhakkak ki Rabbın, elbette o; Aziz´dir, Rahim´dir.

    26:104
  5. كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ

    Nuh´un kavmi de peygamberleri yalanladı.

    26:105
  6. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    Hani onlara kardeşleri Nuh demişti ki: Siz sakınmaz mısınız?

    26:106
  7. إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    Muhakkak ki ben, size emin bir peygamberim.

    26:107
  8. فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    Artık Allah´tan korkun da bana itaat edin.

    26:108
  9. وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ

    Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbına aittir.

    26:109
  10. فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    O halde Allah´tan korkun da bana itaat edin.

    26:110
  11. قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ

    Sana mı inanacağız? Halbuki sana uyanlar en rezil kimselerdir, dediler.

    26:111
  12. قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

    Dedi ki: Onların yapmakta oldukları şeyler hakkında bir bilgim yoktur.

    26:112
  13. إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّي ۖ لَوْ تَشْعُرُونَ

    Onların hesabı ancak Rabbıma aittir. Keşki düşünseniz.

    26:113
  14. وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ

    Ve ben, inananları kovacak değilim.

    26:114
  15. إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُبِينٌ

    Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.

    26:115
  16. قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا نُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ

    Ey Nuh, eğer son vermezsen, sen muhakkak taşlananlardan olursun, dediler

    26:116
  17. قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ

    O da dedi ki: Rabbım, doğrusu kavmim beni yalanladı.

    26:117
  18. فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

    Artık benimle onların arasında Sen, bir hüküm ver. Beni ve beraberimdeki mü´minleri kurtar.

    26:118
  19. فَأَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ

    Bunun üzerine Biz de, onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.

    26:119
  20. ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ

    Sonra geride kalanları suda boğduk.

    26:120

Meal: İbni Kesir