Sure 26 Eş-Şuara (Şuara)

  1. فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَىٰ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

    İki topluluk karşı karşıya geldiğinde, Musa´nın arkadaşları dediler ki: Gerçekten biz, yakalandık.

    26:61
  2. قَالَ كَلَّا ۖ إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ

    Hayır, dedi. Muhakkak ki Rabbım benimledir. Bana doğru yolu gösterecektir.

    26:62
  3. فَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ مُوسَىٰ أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ ۖ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ

    Bunun üzerine Musa´ya vahyettik ki: Asanı denize vur. O, hemen yarıldı ve her parçası yüce bir dağ gibi oldu.

    26:63
  4. وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ

    Sonra diğerlerini oraya yaklaştırdık.

    26:64
  5. وَأَنْجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ

    Musa´yı ve beraberindekileri yopluca kurtardık.

    26:65
  6. ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ

    Sonra diğerlerini suda boğduk.

    26:66
  7. إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ

    Şüphesiz ki bunda, bir ayet vardır. Ama onların çoğu inananlar değildi.

    26:67
  8. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

    Muhakkak ki Rabbın, elbette o; Aziz´dir, Rahim´dir.

    26:68
  9. وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ

    Onlara İbrahim´in haberini oku.

    26:69
  10. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ

    Hani babasına ve kavmine: Nelere tapıyorsunuz? demişti.

    26:70
  11. قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ

    Onlar da: Putlara tapıyoruz ve onlara bağlanıp duruyoruz, demişlerdi.

    26:71
  12. قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

    O da demişti ki: Çağırdığınızda sizi duyuyorlar mı?

    26:72
  13. أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

    Yahut size fayda veya zarar veriyorlar mı?

    26:73
  14. قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

    Demişlerdi ki: Hayır. Atalarımızı böyle yapar gördük.

    26:74
  15. قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ

    O da demişti ki: Neye tapmış olduğunuzu görüyor musunuz?

    26:75
  16. أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ

    Siz ve geçmiş atalarınız?

    26:76
  17. فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ

    Doğrusu onlar, benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbı müstesna.

    26:77
  18. الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ

    Ki O, yaratmıştır beni. Ve O doğru yola eriştirir beni.

    26:78
  19. وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ

    Ki O, yedirir, içirir beni.

    26:79
  20. وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

    Hastalandığımda O, şifa verir bana.

    26:80

Meal: İbni Kesir