Sure 26 Eş-Şuara (Şuara)

  1. لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ حَتَّىٰ يَرَوُا الْعَذَابَ الْأَلِيمَ

    Elim azabı görünceye kadar ona inanmazlar.

    26:201
  2. فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    O da kendilerine apansız, haberleri olmadan geliverir.

    26:202
  3. فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَ

    O zaman derler ki: Acaba bekletilemez miyiz?

    26:203
  4. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    Bizim azabımızı mı çabucak istiyorlardı.

    26:204
  5. أَفَرَأَيْتَ إِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِنِينَ

    Gördün mü, şayet Biz onları yıllarca yararlandırsak;

    26:205
  6. ثُمَّ جَاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَ

    Sonra kendilerine vaadolunan şey başlarına gelse,

    26:206
  7. مَا أَغْنَىٰ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَ

    Eğlendirilmiş olmaları onlara bir fayda sağlamaz.

    26:207
  8. وَمَا أَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَ

    Uyarıcılar olmaksızın Biz, hiç bir kasabayı helak etmedik.

    26:208
  9. ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَالِمِينَ

    Öğüt olarak. Ve Biz, zalimler olmadık

    26:209
  10. وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ الشَّيَاطِينُ

    Onu şeytanlar indirmemiştir.

    26:210
  11. وَمَا يَنْبَغِي لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

    Bu, onlara düşmez de, buna güçleri de yetmez.

    26:211
  12. إِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

    Onlar, gerçekten işitmekten uzak tutuldular.

    26:212
  13. فَلَا تَدْعُ مَعَ اللَّهِ إِلَٰهًا آخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّبِينَ

    O halde Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarma. Yoksa azablandırılanlardan olursun.

    26:213
  14. وَأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الْأَقْرَبِينَ

    Ve yakın akrabalarını uyar.

    26:214
  15. وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

    Mü´minlerden sana uyanlara kanatlarını ger.

    26:215
  16. فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّي بَرِيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ

    Şayet sana isyan ederlerse, de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım.

    26:216
  17. وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ

    Aziz, Rahim´e tevekkül et.

    26:217
  18. الَّذِي يَرَاكَ حِينَ تَقُومُ

    Görür O seni, kalktığında.

    26:218
  19. وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِدِينَ

    Secde edenler arasında bulunduğunda.

    26:219
  20. إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

    Muhakkak ki O´dur O; Semi, Alim.

    26:220

Meal: İbni Kesir