Sure 3 Âl-i İmrân (Al-i İmran), ayet 154

  1. ثُمَّ أَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ أَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشَىٰ طَائِفَةً مِنْكُمْ ۖ وَطَائِفَةٌ قَدْ أَهَمَّتْهُمْ أَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللَّهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِ ۖ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْأَمْرِ مِنْ شَيْءٍ ۗ قُلْ إِنَّ الْأَمْرَ كُلَّهُ لِلَّهِ ۗ يُخْفُونَ فِي أَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَ ۖ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْأَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هَاهُنَا ۗ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ فِي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذِينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمْ ۖ وَلِيَبْتَلِيَ اللَّهُ مَا فِي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِي قُلُوبِكُمْ ۗ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

    Söz çevirisi

    ثُمَّ
    sonra
    أَنزَلَ
    indirdi
    عَلَيْكُم
    size
    مِّنۢ بَعْدِ
    ardından
    ٱلْغَمِّ
    o üzüntünün
    أَمَنَةً
    bir güven
    نُّعَاسًا
    bir uyku
    يَغْشَىٰ
    bürüyen
    طَآئِفَةً
    bir kısmınızı
    مِّنكُمْ
    sizden
    وَطَآئِفَةٌ
    ve bir kısmınız da
    قَدْ
    doğrusu
    أَهَمَّتْهُمْ
    kaygısına düşmüştü
    أَنفُسُهُمْ
    kendi canlarının
    يَظُنُّونَ
    bir zanda bulunuyorlar
    بِٱللَّهِ
    Allah'a karşı
    غَيْرَ ٱلْحَقِّ
    haksız
    ظَنَّ
    zannı (gibi)
    ٱلْجَٰهِلِيَّةِ
    cahiliyye
    يَقُولُونَ
    diyorlardı
    هَل
    var mı
    لَّنَا
    bize
    مِنَ ٱلْأَمْرِ
    bu işten
    مِن
    hiçbir
    شَىْءٍ
    şey
    قُلْ
    de ki
    إِنَّ
    şüphesiz
    ٱلْأَمْرَ
    iş
    كُلَّهُۥ
    bütünüyle
    لِلَّهِ
    Allah'a aittir
    يُخْفُونَ
    onlar gizliyorlar
    فِىٓ أَنفُسِهِم
    içlerinde
    مَّا
    şeyleri
    لَا يُبْدُونَ
    açıklayamadıkları
    لَكَ
    sana
    يَقُولُونَ
    diyorlar ki
    لَوْ
    şayet
    كَانَ
    olsaydı
    لَنَا
    bize
    مِنَ ٱلْأَمْرِ
    bu işten
    شَىْءٌ
    bir şey (fayda)
    مَّا قُتِلْنَا
    öldürülmezdik
    هَٰهُنَا
    burada
    قُل
    de ki
    لَّوْ
    şayet
    كُنتُمْ
    olsaydınız
    فِى بُيُوتِكُمْ
    evlerinizde dahi
    لَبَرَزَ
    mutlaka boylardı
    ٱلَّذِينَ
    olanlar
    كُتِبَ
    yazılmış
    عَلَيْهِمُ
    üzerine
    ٱلْقَتْلُ
    öldürülme(si)
    إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمْ
    yatacakları yeri
    وَلِيَبْتَلِىَ
    ve denemesi içindir
    ٱللَّهُ
    Allah'ın
    مَا
    olanı
    فِى
    içinde
    صُدُورِكُمْ
    göğüsleriniz
    وَلِيُمَحِّصَ
    ve açığa çıkarması içindir
    مَا
    olanı
    فِى
    içinde
    قُلُوبِكُمْ
    kalbleriniz
    وَٱللَّهُ
    Allah
    عَلِيمٌۢ
    bilir
    بِذَاتِ
    özünü
    ٱلصُّدُورِ
    göğüslerin

    Sonra o üzüntünün ardından, üzerinize öyle bir emniyet ve öyle bir uyku indirdi ki; içinizden bir kısmını bürüyordu, bir kısmı da canları sevdasına düşmüştü. Allah´a karşı cahiliyet zannı gibi haksız bir zan besliyorlar. Bu işten bize ne? diyorlardı. De ki: Bütün iş Allah´ındır. İçlerinde sana açmadıkları birşey gizliyorlar. Bu, bize ait birşey olsaydı burada öldürülmezdik, diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız üzerlerine ölüm yazılmış olanlar yine mutlaka devrilecekleri yerlere çıkıp gideceklerdi. Bu; göğüslerinizin içindekini yoklamak, kalblerinizdekini temizlemek içindir. Allah, göğüslerdekini bilendir.

    3:154

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 3 Âl-i İmrân (Al-i İmran)