Sure 51 Ez-Zâriyât (Zariyat)

  1. وَفِي عَادٍ إِذْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرِّيحَ الْعَقِيمَ

    Ad´da da. Hani onların üzerine kasıp kavuran rüzgarı göndermiştik.

    51:41
  2. مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّمِيمِ

    İsabet ettiği şeyi bırakmayıp toza çeviriyordu.

    51:42
  3. وَفِي ثَمُودَ إِذْ قِيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتَّىٰ حِينٍ

    Semud´da da. Hani onlara: Bir süreye kadar yararlanın, demişti.

    51:43
  4. فَعَتَوْا عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ

    Onlar ise Rabblarının emrine başkaldırmışlardı, buyruğundan çıkmışlardı. Bunun üzerine kendilerini göz göre göre yıldırım çarpmıştı.

    51:44
  5. فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِرِينَ

    Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım da görmemişlerdi.

    51:45
  6. وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ

    Daha önce de Nuh kavmini. Zira onlar gerçekten fasıklar güruhu idiler.

    51:46
  7. وَالسَّمَاءَ بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

    Göğü gücümüzle Biz kurduk. Ve muhakkak ki Biz, genişleticiyiz.

    51:47
  8. وَالْأَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ

    Yeryüzünü Biz, döşedik. Ne güzel döşeyicileriz.

    51:48
  9. وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

    Ve her şeyden çift çift yarattık ki ibret alasınız.

    51:49
  10. فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ ۖ إِنِّي لَكُمْ مِنْهُ نَذِيرٌ مُبِينٌ

    Öyleyse Allah´a koşun. Doğrusu ben; size, O´ndan apaçık bir uyarıcıyım.

    51:50
  11. وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللَّهِ إِلَٰهًا آخَرَ ۖ إِنِّي لَكُمْ مِنْهُ نَذِيرٌ مُبِينٌ

    Allah ile birlikte başka bir tanrı edinmeyin. Doğrusu ben; size, O´ndan apaçık bir uyarıcıyım.

    51:51
  12. كَذَٰلِكَ مَا أَتَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ إِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

    İşte böyle. Onlardan öncekilere herhangi bir peygamber geldiğinde sadece; büyücüdür veya delidir, dediler.

    51:52
  13. أَتَوَاصَوْا بِهِ ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

    Bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler? Hayır, onlar; azgın birer topluluktu.

    51:53
  14. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَا أَنْتَ بِمَلُومٍ

    Onlardan yüz çevir. Artık sen, kınanacak değilsin.

    51:54
  15. وَذَكِّرْ فَإِنَّ الذِّكْرَىٰ تَنْفَعُ الْمُؤْمِنِينَ

    Sen, öğüt ver. Çünkü öğüt mü´minlere fayda verir.

    51:55
  16. وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنْسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

    Ben, cinnleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.

    51:56
  17. مَا أُرِيدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَا أُرِيدُ أَنْ يُطْعِمُونِ

    Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

    51:57
  18. إِنَّ اللَّهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ

    Şüphesiz ki rızıklandıran, güç ve kuvvet sahibi olan Allah´tır.

    51:58
  19. فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

    Muhakkak ki zulmedenlerin, arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır. Acele etmesinler.

    51:59
  20. فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذِي يُوعَدُونَ

    Kendilerine vaadedilen günlerinden dolayı vay kafirlere.

    51:60

Meal: İbni Kesir