Mushaf, sayfa 527

  1. إِنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ لَيُسَمُّونَ الْمَلَائِكَةَ تَسْمِيَةَ الْأُنْثَىٰ

    Doğrusu ahirete inanmayanlar meleklere dişi adlarını takarlar.

    53:27
  2. وَمَا لَهُمْ بِهِ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِنْ يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ ۖ وَإِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْنِي مِنَ الْحَقِّ شَيْئًا

    Halbuki onların bu hususta bilgileri yoktur. Onlar, sadece zanna uyarlar. Zan ise hiç şüphesiz gerçekten bir şey ifade etmez.

    53:28
  3. فَأَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلَّىٰ عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا الْحَيَاةَ الدُّنْيَا

    Onun için sen, Bizim zikrimize sırt çeviren ve dünya hayatından başkasını istemeyenlerden yüz çevir.

    53:29
  4. ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدَىٰ

    Onların bilgiden erişebilecekleri işte budur. Muhakkak ki Rabbın; yolundan sapmış olanı en iyi bilendir. Ve O; hidayete ereni de en iyi bilendir.

    53:30
  5. وَلِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ لِيَجْزِيَ الَّذِينَ أَسَاءُوا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذِينَ أَحْسَنُوا بِالْحُسْنَى

    Göklerde olan da, yerde olan da Allah´ındır. Kötülük edenlere yaptıklarının karşılığını vermesi, ihsan edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması içindir.

    53:31
  6. الَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْإِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ إِلَّا اللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنْشَأَكُمْ مِنَ الْأَرْضِ وَإِذْ أَنْتُمْ أَجِنَّةٌ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوا أَنْفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقَىٰ

    Onlar ki; ufak-tefek kusurları dışında günahın büyüklerinden ve hayasızlıktan kaçınırlar. Muhakkak ki Rabbın; mağfireti geniş olandır. Sizi, daha topraktan yarattığı zaman ve henüz analarınızın karınlarında cenin halinde iken sizi en iyi bilen O´dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O; takva sahibi olanları da en iyi bilendir.

    53:32
  7. أَفَرَأَيْتَ الَّذِي تَوَلَّىٰ

    Gördün mü o yüz çevireni;

    53:33
  8. وَأَعْطَىٰ قَلِيلًا وَأَكْدَىٰ

    Biraz verip sonra vermemekte direneni.

    53:34
  9. أَعِنْدَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰ

    Gaybın bilgisi onun yanındadır da kendisi mi görüyor?

    53:35
  10. أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِي صُحُفِ مُوسَىٰ

    Yoksa kendisine bildirilmedi mi Musa´nın sahifelerinde olanlar?

    53:36
  11. وَإِبْرَاهِيمَ الَّذِي وَفَّىٰ

    Ve sözünü yerine getiren İbrahim´inkinde de.

    53:37
  12. أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ

    Doğrusu hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez.

    53:38
  13. وَأَنْ لَيْسَ لِلْإِنْسَانِ إِلَّا مَا سَعَىٰ

    Gerçekten insan için, çalıştığından başkası yoktur.

    53:39
  14. وَأَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرَىٰ

    Ve onun çalışması ilerde görülecektir.

    53:40
  15. ثُمَّ يُجْزَاهُ الْجَزَاءَ الْأَوْفَىٰ

    Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.

    53:41
  16. وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ الْمُنْتَهَىٰ

    Muhakkak ki en son varış, Rabbınadır.

    53:42
  17. وَأَنَّهُ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ

    Gerçekten O´dur güldüren de, ağlatan da.

    53:43
  18. وَأَنَّهُ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا

    Gerçekten O´dur öldüren de, dirilten de.

    53:44

Meal: İbni Kesir