Sure 3 Âl-i İmrân (Al-i İmran), ayet 37

  1. فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا ۖ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًا ۖ قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّىٰ لَكِ هَٰذَا ۖ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ ۖ إِنَّ اللَّهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

    Söz çevirisi

    فَتَقَبَّلَهَا
    kabul buyurdu onu
    رَبُّهَا
    Rabbi
    بِقَبُولٍ
    kabulle (şekilde)
    حَسَنٍ
    güzel bir
    وَأَنۢبَتَهَا
    ve onu yetiştirdi
    نَبَاتًا
    bir bitki (gibi)
    حَسَنًا
    güzel
    وَكَفَّلَهَا
    ve onun bakımını üstlendi
    زَكَرِيَّا
    Zekeriyya da
    كُلَّمَا
    her
    دَخَلَ
    girdiğinde
    عَلَيْهَا
    onun yanına
    زَكَرِيَّا
    Zekeriyya
    ٱلْمِحْرَابَ
    mihraba
    وَجَدَ
    bulurdu
    عِندَهَا
    yanında
    رِزْقًا
    bir rızık
    قَالَ
    derdi
    يَٰمَرْيَمُ
    Ey Meryem
    أَنَّىٰ
    nereden?
    لَكِ
    sana
    هَٰذَا
    bu
    قَالَتْ
    (O da) derdi
    هُوَ
    Bu
    مِنْ عِندِ
    katından
    ٱللَّهِ
    Allah
    إِنَّ
    şüphesiz
    ٱللَّهَ
    Allah
    يَرْزُقُ
    rızık verir
    مَن
    kimseye
    يَشَآءُ
    dilediği
    بِغَيْرِ
    olmaksızın
    حِسَابٍ
    hesap

    Bunun üzerine Rabbı onu güzel bir kabul ile karşıladı. Onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyya´nın himayesine verdi. Zekeriyya mihraba her girişinde onun yanında bir yiyecek bulurdu. Ey Meryem, bu sana nereden? derdi. O da: Allah tarafından, derdi. Şüphe yok ki Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.

    3:37

Meal: İbn Kesir Tefsiri

Sure 3 Âl-i İmrân (Al-i İmran)