Sura
Sura
2
Sura
1 - 10
11 - 20
21 - 30
31 - 40
41 - 50
51 - 60
61 - 70
71 - 80
81 - 90
91 - 100
101 - 110
111 - 114
Ayet
13
Ayet
1 - 20
21 - 40
41 - 60
61 - 80
81 - 100
101 - 120
121 - 140
141 - 160
161 - 180
181 - 200
201 - 220
221 - 240
241 - 260
261 - 280
281 - 286
Cüz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
00:00 / 00:00
Number of repetitions
-
1
+
Sura 2, El - Bakara (Bakara)
2:241
ve boşanmış kadınların
ve boşanmış kadınların
geçimlerini sağlamak
geçimlerini sağlamak
uygun olan şekilde
uygun olan şekilde
bir haktır (borçtur)
bir haktır (borçtur)
üzerine
üzerine
müttakiler
müttakiler
2:242
böyle
böyle
açıklamaktadır
açıklamaktadır
Allah
Allah
size
size
ayetlerini
ayetlerini
umulur ki
umulur ki
düşünürsünüz
düşünürsünüz
2:243
görmedin mi?
*
görmedin mi?
kimseleri
*
kimseleri
çıkanları
çıkanları
yurtlarından
*
yurtlarından
ve onlar
ve onlar
binlerce kişi iken
binlerce kişi iken
korkusuyla
korkusuyla
ölüm
ölüm
demişti
demişti
onlara
onlara
Allah
Allah
Ölün!
Ölün!
sonra
sonra
kendilerini diriltmişti
kendilerini diriltmişti
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
sahibidir
sahibidir
ikram
ikram
karşı
karşı
insanlara
insanlara
ama
ama
çoğu
çoğu
insanların
insanların
şükretmezler
*
şükretmezler
2:244
ve savaşın
ve savaşın
yolunda
*
yolunda
Allah
Allah
ve bilin ki
ve bilin ki
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
işitendir
işitendir
bilendir
bilendir
2:245
kimdir
kimdir
o kimse
*
o kimse
borç olarak verecek
borç olarak verecek
Allah'a
Allah'a
bir borcu
bir borcu
güzel
güzel
arttırması karşılığnda
arttırması karşılığnda
ona
ona
fazlasıyla
fazlasıyla
kat kat
kat kat
Allah
Allah
(rızkı) kısar da
(rızkı) kısar da
açar da
açar da
ve hep O'na
ve hep O'na
döndürüleceksiniz
döndürüleceksiniz
2:246
görmedin mi?
*
görmedin mi?
ileri gelenlerini
*
ileri gelenlerini
oğullarının
*
oğullarının
İsrail
İsrail
sonra
*
sonra
Musa'dan
Musa'dan
hani
hani
demişlerdi
demişlerdi
Peygamberlerine
Peygamberlerine
onlar
onlar
gönder
gönder
bize
bize
bir hükümdar
bir hükümdar
(onun önderliğinde) savaşalım
(onun önderliğinde) savaşalım
yolunda
*
yolunda
Allah
Allah
dedi
dedi
olurmu ki?
*
olurmu ki?
eğer
eğer
yazılınca (farz kılınınca)
yazılınca (farz kılınınca)
size
size
savaş
savaş
savaşmazsanız
*
savaşmazsanız
dediler ki
dediler ki
bizler
*
bizler
neden savaşmayalım
*
neden savaşmayalım
yolunda
*
yolunda
Allah
Allah
oysa
oysa
biz çıkarılıp sürüldük
biz çıkarılıp sürüldük
yurtlarımızdan
*
yurtlarımızdan
ve oğullarımız(ın arasın)dan
ve oğullarımız(ın arasın)dan
fakat
fakat
yazılınca
yazılınca
kendilerine
kendilerine
savaş
savaş
yüz çevirdiler
yüz çevirdiler
hariç
hariç
pek azı
pek azı
içlerinden
içlerinden
Allah
Allah
bilir
bilir
zalimleri
zalimleri
2:247
ve dedi ki
ve dedi ki
onlara
onlara
peygamberleri
peygamberleri
gerçekten
gerçekten
Allah
Allah
elbette
elbette
gönderdi
gönderdi
size
size
Talut'u
Talut'u
hükümdar
hükümdar
dediler ki
dediler ki
nasıl
nasıl
olabilir
olabilir
onun
onun
hükümdarlık (mülk)
hükümdarlık (mülk)
bizim üzerimize
bizim üzerimize
biz
biz
daha layıkız
daha layıkız
hükümdarlığa
hükümdarlığa
ondan
ondan
ve verilmemiştir
*
ve verilmemiştir
genişlik
genişlik
maldan
*
maldan
dedi
dedi
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
onu (hükümdar) seçti
onu (hükümdar) seçti
sizin üzerinize
sizin üzerinize
ve onun artırdı
ve onun artırdı
gücünü
gücünü
bilgisinin
*
bilgisinin
ve cisminin
ve cisminin
Allah
Allah
verir
verir
mülkünü
mülkünü
kimseye
kimseye
dilediği
dilediği
Allah(ın)
Allah(ın)
(lutfu) geniştir
(lutfu) geniştir
(O herşeyi) bilendir
(O herşeyi) bilendir
2:248
ve dedi ki
ve dedi ki
onlara
onlara
peygamberleri
peygamberleri
muhakkak
muhakkak
alameti
alameti
onun hükümdarlığının
onun hükümdarlığının
size gelmesidir
*
size gelmesidir
(Allah'ın Ahid sandığı) Tabut'un
(Allah'ın Ahid sandığı) Tabut'un
onun içinde
onun içinde
bir huzur bulunan
bir huzur bulunan
Rabbinizden
*
Rabbinizden
ve bir kalıntı
ve bir kalıntı
geriye bıraktığından
*
geriye bıraktığından
ailesinin
ailesinin
Musa
Musa
ve ailesinin
ve ailesinin
Harun
Harun
taşıdığı
taşıdığı
meleklerin
meleklerin
şüphesiz
şüphesiz
bunda
*
bunda
kesin bir alamet vardır
kesin bir alamet vardır
sizin için
sizin için
eğer
eğer
iseniz
iseniz
inanan kimseler
inanan kimseler
2:249
ne zaman ki
ne zaman ki
ayrıldığında
ayrıldığında
Talut
Talut
ordularla
ordularla
dedi ki
dedi ki
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
sizi deneyecektir
sizi deneyecektir
bir ırmakla
bir ırmakla
kim
kim
içerse
içerse
ondan
ondan
değildir
değildir
benden
benden
ve kim
ve kim
ondan tadmazsa
*
ondan tadmazsa
şüphesiz o
şüphesiz o
bendendir;
bendendir;
dışında
dışında
kimsenin
kimsenin
avuçlayan
avuçlayan
bir avuç
bir avuç
eliyle
eliyle
hepsi içtiler
hepsi içtiler
ondan
ondan
hariç
hariç
pek azı
pek azı
içlerinden
içlerinden
nihayet
nihayet
(ırmağı) geçince
(ırmağı) geçince
o (Talut)
o (Talut)
ve kimseler
ve kimseler
iman eden
iman eden
beraberindekiler
beraberindekiler
dediler
dediler
gücümüz yok
*
gücümüz yok
bizim
bizim
bugün
bugün
Calut'a
Calut'a
ve askerlerine karşı
ve askerlerine karşı
dedi
dedi
kimseler
kimseler
kanaat getiren
kanaat getiren
elbette onların
elbette onların
kavuşacaklarına
kavuşacaklarına
Allah'a
Allah'a
nice
nice
topluluk
*
topluluk
az olan
az olan
galib gelmiştir
galib gelmiştir
topluluğa
topluluğa
çok olan
çok olan
izniyle
izniyle
Allah'ın
Allah'ın
Allah
Allah
beraberdir
beraberdir
sabredenlerle
sabredenlerle
2:250
ne zaman
ne zaman
karşılaşsalar
karşılaşsalar
Calut
Calut
ve askerleriyle
ve askerleriyle
şöyle dediler
şöyle dediler
Rabbimiz
Rabbimiz
dök
dök
üzerimize
üzerimize
sabır
sabır
ve sağlam tut
ve sağlam tut
ayaklarımızı
ayaklarımızı
ve bize yardım et
ve bize yardım et
karşı
karşı
topluluğuna
topluluğuna
kafirler
kafirler
2:251
derken onları bozdular
derken onları bozdular
izniyle
izniyle
Allah'ın
Allah'ın
ve öldürdü
ve öldürdü
Davud
Davud
Calut'u
Calut'u
ve ona (Davud'a) verdi
ve ona (Davud'a) verdi
Allah
Allah
hükümdarlık
hükümdarlık
ve hikmet
ve hikmet
ve ona öğretti
ve ona öğretti
şeyleri
şeyleri
dilediği
dilediği
eğer
eğer
savmasaydı
savmasaydı
Allah
Allah
insanların
insanların
bir kısmını
bir kısmını
bir kısmıyle
bir kısmıyle
bozulurdu
bozulurdu
dünya
dünya
fakat
fakat
Allah
Allah
sahibidir
sahibidir
lutuf
lutuf
karşı
karşı
bütün alemlere
bütün alemlere
2:252
bunlar
bunlar
ayetleridir
ayetleridir
Allah'ın
Allah'ın
okuyoruz (açıklıyoruz)
okuyoruz (açıklıyoruz)
sana
sana
hak olarak
hak olarak
elbette sen
elbette sen
gönderilenlerdensin
*
gönderilenlerdensin
2:253
işte o
işte o
elçiler ki
elçiler ki
üstün kıldık
üstün kıldık
kimini
kimini
karşı
karşı
kimine
kimine
onlardan
onlardan
kimine
kimine
konuştu
konuştu
Allah
Allah
ve yükseltti
ve yükseltti
kimini de
kimini de
derecelerle
derecelerle
ve verdik
ve verdik
Îsa'ya
Îsa'ya
oğlu
oğlu
Meryem
Meryem
açık deliller
açık deliller
ve onu destekledik
ve onu destekledik
Ruh ile
Ruh ile
Kudüs
Kudüs
ve eğer
ve eğer
dileseydi
dileseydi
Allah
Allah
öldürmezlerdi
*
öldürmezlerdi
kimseleri (milletleri)
kimseleri (milletleri)
onların arkasından gelen
*
onların arkasından gelen
sonra
*
sonra
gelmiş olduktan
*
gelmiş olduktan
açık deliller
açık deliller
fakat
fakat
anlaşmazlığa düştüler
anlaşmazlığa düştüler
onlardan
onlardan
kimileri
kimileri
inandı
inandı
ve onlardan
ve onlardan
kimi de
kimi de
inkar etti
inkar etti
eğer
eğer
dileseydi
dileseydi
Allah
Allah
birbirlerini öldürmezlerdi
*
birbirlerini öldürmezlerdi
ama
ama
Allah
Allah
yapar
yapar
şeyi
şeyi
dilediği
dilediği
2:254
ey
ey
kimseler
kimseler
inanan(lar)
inanan(lar)
infak edin
infak edin
size verdiğimiz rızıktan
*
size verdiğimiz rızıktan
önce
*
önce
gelmezden
*
gelmezden
gün
gün
olmadığı
olmadığı
alışverişin
alışverişin
içinde
içinde
ve hiçbir
ve hiçbir
dostluğun
dostluğun
ve hiçbir
ve hiçbir
şefaatin
şefaatin
ve kafirler
ve kafirler
ta kendileridir
ta kendileridir
zalimlerin
zalimlerin
2:255
Allah (ki)
Allah (ki)
yoktur
yoktur
tanrı
tanrı
başka
başka
O'ndan
O'ndan
daima diridir
daima diridir
koruyup yöneticidir
koruyup yöneticidir
O'nu tutmaz
*
O'nu tutmaz
ne bir uyuklama
ne bir uyuklama
ve ne de
ve ne de
bir uyku
bir uyku
O'nundur
O'nundur
ne
ne
varsa
varsa
göklerde
göklerde
ve ne
ve ne
varsa
varsa
yerde
yerde
kimdir
kimdir
ki
*
ki
şefaat edebilir
şefaat edebilir
kendisinin katında
kendisinin katında
dışında
dışında
O'nun izni
O'nun izni
bilir
bilir
olanı
olanı
onların önünde
*
onların önünde
ve olanı
ve olanı
arkalarında
arkalarında
kavrayamazlar
*
kavrayamazlar
hiçbir şey
hiçbir şey
O'nun ilminden
*
O'nun ilminden
dışında
dışında
şeyler
şeyler
dilediği
dilediği
kaplamıştır
kaplamıştır
O'nun Kürsüsü
O'nun Kürsüsü
gökleri
gökleri
ve yeri
ve yeri
O'na ağır gelmez
*
O'na ağır gelmez
onları koru(yup gözet)mek
onları koru(yup gözet)mek
O
O
yücedir
yücedir
büyüktür
büyüktür
2:256
yoktur
yoktur
zorlama
zorlama
Dinde
*
Dinde
elbette
elbette
seçilip belli olmuştur
seçilip belli olmuştur
doğruluk
doğruluk
sapıklıktan
*
sapıklıktan
kim
kim
inkar eder
inkar eder
tağut (şeytan)ı
tağut (şeytan)ı
ve inanırsa
ve inanırsa
Allah'a
Allah'a
muhakkak ki o
muhakkak ki o
yapışmıştır
yapışmıştır
bir kulpa
bir kulpa
sağlam
sağlam
kopmayan
*
kopmayan
Allah
*
Allah
işitendir
işitendir
bilendir
bilendir
2:257
Allah
Allah
dostudur
dostudur
kimselerin
kimselerin
inananların
inananların
onları çıkarır
onları çıkarır
karanlıklardan
*
karanlıklardan
aydınlığa
*
aydınlığa
kimselerin
kimselerin
inkar eden
inkar eden
dostları da
dostları da
tağuttur
tağuttur
(O da) onları çıkarır
(O da) onları çıkarır
aydınlıktan
*
aydınlıktan
karanlıklara
*
karanlıklara
İşte onlar
İşte onlar
halkıdır
halkıdır
ateş
ateş
onlar
onlar
orada
orada
ebedi kalacaklardır
ebedi kalacaklardır
2:258
görmedin mi?
*
görmedin mi?
kimseyi
*
kimseyi
tartışan
tartışan
İbrahim'le
İbrahim'le
hakkında
hakkında
Rabbi
Rabbi
diye
diye
kendisine verdi
kendisine verdi
Allah
Allah
hükümdarlık
hükümdarlık
zaman
zaman
dediği
dediği
İbrahim
İbrahim
benim Rabbim
benim Rabbim
ki
ki
yaşatır
yaşatır
ve öldürür
ve öldürür
dedi
dedi
ben de
ben de
yaşatır
yaşatır
ve öldürürüm
ve öldürürüm
dedi ki
dedi ki
İbrahim
İbrahim
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
getirir
getirir
güneşi
güneşi
doğudan
*
doğudan
sen de getir
sen de getir
onu
onu
batıdan
*
batıdan
şaşırıp kaldı
şaşırıp kaldı
kimse (o adam)
kimse (o adam)
inkar eden
inkar eden
Allah
Allah
doğru yola iletmez
*
doğru yola iletmez
toplumu
toplumu
zalim
zalim
2:259
yahut
yahut
şu kimse gibi ki
şu kimse gibi ki
uğramıştı
uğramıştı
bir kasabaya
*
bir kasabaya
o kimse
o kimse
(duvarları) yığılmış
(duvarları) yığılmış
üstüne
üstüne
çatıları
çatıları
dedi ki
dedi ki
nasıl
nasıl
diriltecek
diriltecek
bunu
bunu
Allah
Allah
sonra
sonra
öldükten
öldükten
kendisini öldürüp
kendisini öldürüp
Allah (da)
Allah (da)
yüz
yüz
sene
sene
sonra
sonra
diriltti
diriltti
dedi
dedi
ne kadar
ne kadar
kaldın
kaldın
dedi
dedi
kaldım
kaldım
bir gün
bir gün
ya da
ya da
birazı (kadar)
birazı (kadar)
bir günün
bir günün
(Allah) dedi
(Allah) dedi
bilakis
bilakis
kaldın
kaldın
yüz
yüz
yıl
yıl
bak
bak
yiyeceğine
*
yiyeceğine
ve içeceğine
ve içeceğine
bozulmamış
*
bozulmamış
ve bak
ve bak
eşeğine
*
eşeğine
seni kılalım diye
seni kılalım diye
bir ibret
bir ibret
insanlar için
insanlar için
ve bak
ve bak
kemiklere
*
kemiklere
nasıl
nasıl
onları birbiri üstüne koyuyor
onları birbiri üstüne koyuyor
sonra
sonra
onlara giydiriyoruz
onlara giydiriyoruz
et
et
bu işler
bu işler
açıkça belli olunca
açıkça belli olunca
ona
ona
dedi ki
dedi ki
biliyorum ki
biliyorum ki
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
her şeye
*
*
her şeye
kadirdir
kadirdir
2:260
ve bir zaman
ve bir zaman
demişti
demişti
İbrahim
İbrahim
Rabbim
Rabbim
bana göster
bana göster
nasıl
nasıl
dirilttiğini
dirilttiğini
ölüleri
ölüleri
(Allah) dedi
(Allah) dedi
yoksa
yoksa
inanmadın mı
inanmadın mı
(İbrahim) dedi ki
(İbrahim) dedi ki
Hayır (inandım)
Hayır (inandım)
fakat
fakat
tatmin olması için
tatmin olması için
kalbimin
kalbimin
dedi
dedi
o halde tut
o halde tut
dördünü
dördünü
kuşlardan
*
kuşlardan
onları alıştır
onları alıştır
kendine
kendine
sonra
sonra
koy
koy
üzerine
üzerine
her
her
dağın
dağın
onlardan
onlardan
bir parça
bir parça
sonra
sonra
onları (kendine) çağır
onları (kendine) çağır
sana gelecekler
sana gelecekler
koşarak
koşarak
bil ki
bil ki
şüphesiz
şüphesiz
Allah
Allah
daima üstün
daima üstün
hüküm ve hikmet sahibidir
hüküm ve hikmet sahibidir